Kayıtlar

Tesadüf/Şeytan İşi / HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR

Resim
Tipik Hüseyin Rahmi romanlarından bir başkası  “Tesadüf /Şeytan İşi”. Yayınevi iki ayrı romanı tek kitapta toplamayı tercih etmiş. “Tesadüf”  konu ve kurgu itibari ile yazarın daha önce paylaştığım romanları ile aynı istikamette yazılmış. Konaklarda yaşayan varlıklı ailelerin evli mahdumlarının,değişmeye yüz tutmuş sosyal yaşamın etkilerine kendilerini kaptırıp,aile dışında geçici hazlar yaşama hevesi ile kendilerini kaptırdıkları uçurumun girdabına aile efradı ile birlikte kapılmalarını ve bu süreçte yaşanan ahlaki çözülmeleri,bu çözülmenin batağında servet avcılarının türlü oyunlarına kapılıp giden biçare  mahdumların  hikayesi vardır bu romanlarda genellikle. “Tesadüf”;   İstanbul’un varlıklı bir ailesinin, dillere destan  güzelliği olmasa da “yanaklarına gölge salan iri siyah gözleri”nden, yumuşaklık,incelik,acıma ve şefkat akan yüzü  ile evlilik saadeti için bir kadında varlığı gerekli bütün şartlara haiz Saibe’nin, yine varlıklı bir ailen...

Neden Parça Tesirli Kitap

Resim
İktidarlar kitaptan niye korkar? Çünkü kitaplar sayfaları arasında özgürlüğü,kardeşliği,eşitliği ve daha düzel bir dünyayı saklar da ondan.Sayfaları arasında gezinirken eskimiş,küflenmiş kağıt kokusu arasından sızan mutlu bir gelecek kokusunu alır okuyucu da ondan. İktidarlar herkesin mutlu olduğu bir toplum istemezler. Çünkü bilirler ki kendi bencil mutlulukları büyük kalabalıkların mutsuz olmasına bağlıdır.  Onun için hep düşmandırlar kitaplara……onun için Hitler’in SS’leri adına “Kristal Gece” dedikleri kitap yakma törenlerine kutsal bir ayinmiş gibi katılırlardı.Ne yazık ki kitapları yaktıktan sonra insanları yakmaya başladılar. Onun için Kenan Evren döneminde 133.000 kitap yakıldı. Televizyonlarda teşhir sehpalarına tabanca,tüfek,el bombalarının yanına kitaplar,dergiler eklemeyi ihmal etmediler.Bu ülke de insanlar bedenlerini,  kışın sobalarında odun yerine kitap yakarak ısıttılar. Onun için cezaevlerine tıktıkları binlerce insanı kitaplardan mahrum et...

Siyah Deri Beyaz Maskeler / FRANTZ FANON

Resim
  Frantz Fanon; kölelilk,sömürgecilik süresince ezilen, sömürülen,ötekileştirilen insanların psikolojisini ve yabancılaşmasını ele alıyor bu kitapta.Kitap, her ne kadar kolonizasyon süreci boyunca siyah insanın beyaz insan karşısında yaşadığı nevrotik süreç üzerine kurulsa da günümüze de büyük oranda ışık tutmakta. Özellikle kültürel çeşitliliğin günbegün yok olduğu, yerel ve ulusal kültürlerin hegomonik kültürel baskılar karşısında eriyip yok edildiği günümüzde, bu sürecin psikolojik boyutu hakkında oldukça önemli bilgiler de veriyor. Özellikle ulus devletin inşası aşamasında oluşturulmaya çalışılan tekçi ulus anlayışı sürecinde asimile eden-asimilasyona uğrayan tarafların psikolojik arka planı hakkında oldukça kapsamlı bilgilerde sunuyor. Fanon’a göre konuşmak “bir kültürü özümlemek,bir medeniyetin yükünü dilinin ucuna taşıyabilmek demektir. …Bir dile hakim olan,sonuç olarak,o dille ifade ve ima edilen dünyaya hakim olmak demektir.Çünkü dil “Ete saplanmış t...

Eşkıya İninde /Hüseyin Rahmi GÜRPINAR

Resim
Osmanlı İmparatorluğu dağılma sürecindedir. Halk savaşlardan bıkmıştır. Her yandan yenilgi haberleri gelmektedir. Savaşmaktan yorulan  insanlar artık çareyi askerden kaçmakta bulmuştur. Asker kaçakları ise geçimlerini sıklıkla  eşkıyalıkla  sağlamaktadırlar.  Kanun nizam kaybedilmiştir. Payitaht’ın  sınırına iyice dayanmış olan eşkıya  halkı canından bezdirir. Gençlerin çoğu askere alındığından halk kendini savunamaz, bin bir türlü olanaksızlıklar içerisinde ürettiklerinden devletin yanı sıra  eşkıya da payını almaktadır. Payitahtın Süleymaniye’sinde konak hayatının konforuna  alışmış olan Nefi Bey ve kayınbiraderi Hikmet Enis, uşakları Arnavut Murtaza’yı da yanlarına alarak Değirmendere’deki ( Gölcük) çiftliklerini kontrol etmeye giderler. Kısa süren  tren ve kayık yolculuğunun ardından, Değirmendere’de,  kayıkta tesadüf ettikleri eşkıya  Karabela Mustafa’nın adamları tarafından çiftlikten kendilerini karşılamaya gelmiş ...

Dünyanın Mihveri Kadın mı, Para mı? /Hüseyin Rahmi GÜRPINAR

Resim
Edip Münir; hayatın çalışılarak kazanılmayacağını, çalışarak ancak açlığın bastırılabileceğini düşünen bir gençtir. Ona göre “Günlük hayatta çalışanlar açlardır. Bir lokmaya üşüşen tavuklar gibi senden beceriksizin ağzından rızkını kapmak, hayat kavgası denilen ustalıkla yapılmış olan işte budur.”  Edip Münir  için “hayat zaten aldanıp, aldatmaktan ibarettir.”   O hayatını başkasının rızkını ağzından kapan olacaktır. Çalışıp başkalarını doyurmak yerine “çalmak”la karnını doyuracaktır.  Zaten, “Akıllılar, akılsızların zararına yaşarlar hep. Elbette o da kendinden daha ahmaklarını bulacaktır.” Ona göre “ Pek çok zengin aile eğlence düşünmekten başka  yapacak işi” yoktur.          “ İşsizlikten kendi kendilerine yarattıkları üzüntüler” içinde kendilerine meşgale yaratmak peşindedirler. “Eğer hayatın çalışma karşılığında kazanılması sosyal bir şartsa, bu şartın o tip aileler arasında  hiçbir hükmü olmadığı görü...