Zorla Ahlaksız Olduk-2 / HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR
Hüseyin Rahmi her türlü toplumsal sorunu “ahlak” meselesi olarak ele alır. Ona göre sefalet,yoksulluk,hırsızlık vs gibi sorunlar sınıfsal bir sorun olmaktan öte ahlaki bir meseledir. Hüseyin Rahmi, eskiyi kıyasıya eleştirirken yeninin ne olması gerektiği konusunda oldukça sıkıntılıdır. Yeninin içeriğinin ne olması gerektiği konusunda net ve açık değildir. Bu belirsizlik onu karamsarlığa itmiş, münzevi bir hayat sürmesinin sebebi olmuştur.Hüseyin Rahmi’nin okuduğum diğer kitaplarında olduğu gibi,gazete ve dergilere yazdığı yazıların derlemesinden oluşan bu kitabında da yeni kesinlikle Bolşevizm (sosyalizm) değildir. Hemen hemen her kitabında dikkati çeken bir Bolşevizm düşmanlığı vardır. Ona göre “Bolşevizm insanlığın geri döndüğüne en büyük işarettir….Lenin ve Troçki barbarlık zamanının mağaralar devrine ait iki peygamberidirler.” Hüseyin Rahmi’nin özellikle 1920’lerden sonra yazdığı eserlerinde diğer göze çarpan bir unsurda azınlıklara karşı ırkçılığa varan düşünceleridir. Uluslaşma çabasının sonucu olarak yürütülen tek millet fikriyatından etkilendiğini düşündüğüm yazar kitaplarında Rumları,Ermenileri genellikle kirli,pis, gayri medeni ve fırsatçı olarak tasvir eder. Yazarın gazete yazılarından derlenen bu kitabında da benzer bir olay nakledilmiştir. Olay Şirket-i Hayriye (Şehir Hatları) vapurunda gerçekleşmiştir. “Büyükdere’den sonra karşımda çocuklu bir Rum karısı peyda oldu.Kılığı kıyafeti düşkün..Beti benzi kötü gıdalardan ileri gelen acısını anlatıyordu….” diye başlayan yazı “Rum karısının” yanındaki çocuğu ortaya yere işettirmesi ile devam ediyor. Uyarılara karşın “Rum karısının” terbiyesizliğe! varan tepkisi karşısında yazar “Yanımda bir Türk’ten başka dindaşım yoktu.Hep Rumlar,Ermeniler,Yahudilerle çevrilmiştik…..Bir Rum çocuğunun bir Türk gemisine uluorta işemesi ne hepsi memnun göründüler.Doğrusunu söylemek lazım gelirse şimdiki Rumların,Ermenilerin cebri ve üstünkörü dostlukları, eski açık düşmanlıklarından daha acı geliyor. Çünkü dostlukları efsane, ebedi düşmanlıkları hakikat…”
Kitaptan beğendiğim sözler;
“Eşdeğer deha sabır ile zamandan ibaret olsaydı çift süren
öküzlerin de bu şereften pay almaları gerekirdi.”
“Yalan çoğunlukla tarihini şaşırmış bir hakikattır”
“Bazı şöhretli diplomat ağızlarında dolaşan insanlık,
sulhseverlik övünmeleri daha hızlı vurmak için gerilemek kabilinden etrafı aldatma
oyunudur.”
“En doğru şey,doğru sandıklarımızın çoğunun yanlış olduğunu
bilmektir.Bir iman limanına demir atıp
saplanmaktansa , kuşku rüzgarının önünde savrulmak,dinamik bir ilim sayılır”
“Devletlerin egoistliği birbirlerine karşı yılan başı gibi
kalkınca bu maraz ancak damarlardan kan akıtılınca yatışabilir”