Kayıtlar

Milena'ya Mektuplar / FRANZ KAFKA

Resim
Hikayeyi  farklı anlatılarda olsa da hepimiz biliriz. Ülkesinde halkı  ile mutlu yaşayan bir kral, yeni yapılan çeşmeden su içen halkının delirdiğini fark eder. Uyarıları karşısında halkı onu deli olmakla itham eder. Kral sonunda çeşmeden su içmeyen tek kendisinin kaldığını görerek, onca delinin arasında  kimse ile anlaşamaz, krallığını yönetemez hale gelir. Delilerin ülkesinde ben akıllıyım diyerek ülkesini yönetemeyeceğini anlayan kral fikirlerinden,hislerinden vazgeçerek, onlar için savaşmayarak çeşmeden kana kana su içer ve deliler ülkesinin “normalleri” arasına katılır. Tuhaf bir adamdır Kafka.  Aslında tuhaf olan biziz. Aynı çeşmenin suyunu içip toptan delirdiğimiz için içmeyen herkesi tuhaflıkla ithaf ederiz. İlle de onun da o malum çeşmenin suyunu içip aramıza katılmasını isteriz. Aslında Kafka o malum çeşmenin suyunu içmemek için inatla savaşan, hırpalanan, yaralanan, yaralarını onamasını bilmeyen, belki de onamak istemeyen, kendi içine akan ete k...

Zorla Ahlaksız Olduk-2 / HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR

Resim
1894-1944 yılları arasında yaşamış olan Hüseyin Rahmi, siyasi manada bir imparatorluğun yıkılış sürecine tanık olmanın yanında yeni bir medeniyetin doğuşuna, kültürel olarak da bir medeniyet dairesinden diğerine geçişin yarattığı zihin karışıklıklarına da şahit olmuştur. Hüseyin Rahmi her ne kadar bu süreç içerisinde yeni bir medeniyet oluşumuna katılıp sürecin içerisine dahil olsa da, sürecin  devamına ilişkin öngörülerinde sürekli bir kafa karışıklığı, bir netlik problemi görülür. Eskinin yıkılması konusunda  tereddüdü olamayan Hüseyin Rahmi, yeninin ne olması gerektiği  ve hangi değerleri ihtiva etmesi gerektiği konusunda ki fikirlerinin net ve açık olmadığı görülür. Hüseyin Rahmi; iktisat,siyaset ve din alanında net olmasa da köklü değişiklikler önerirken bile bazen fikri düzeyde olmasa da fiili düzeyde  kendi önerilerinin gerisine düştüğü görülür. Bir yandan köklü reformların gerçekleştirilmesi gerektiğinin savunurken bir yandan da döneminin  savunduğu radi...

Modern Türkiye'nin Oluşumu / FEROZ AHMAD

Resim
Kitap, özellikle Osmanlı döneminden günümüze Türk tarihinde , siyasi ve toplumsal hayatında ordunun önemin kesintisiz bir süreklilik taşıdığı kestirimi üzerine, Osmanlı’dan günümüze kadar geçen zamanda toplumsal ve siyasal  yaşamın “asker” eksenli bir hat üzerinde şekillendiği  gerçeğini oldukça yalın ve çarpıcı bir şekilde  özetliyor. Türk Beyliklerinin oluşturduğu ve Osmanlı Beyliğinin eşitler arasında birinci olduğu bir kabileler federasyonu şeklinde örgütlenen Osmanlı İmparatorluğu,ilk yıllarında kabileler arasındaki siyasi ve askeri rekabetten üstün olarak çıkmak ve diğer kabilelere askeri bağımlılığını azaltmak,diğer kabile şeflerinin gücünü dengelemek için geliştirdiği devşirme sistemi sayesinde askeri bağımsızlığını elde ederek eşitler arasından güçlü bir şekilde sivrilir. Asker (yeniçeri) ve yönetici olarak eğitilen Hristiyan devşirmeler Osmanlı’yı uzun süre hem Türk kabileler arasında ki çatışmalardan uzak tutacak denge unsuru olarak varlıklarını sürdürür...

Tesadüf/Şeytan İşi / HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR

Resim
Tipik Hüseyin Rahmi romanlarından bir başkası  “Tesadüf /Şeytan İşi”. Yayınevi iki ayrı romanı tek kitapta toplamayı tercih etmiş. “Tesadüf”  konu ve kurgu itibari ile yazarın daha önce paylaştığım romanları ile aynı istikamette yazılmış. Konaklarda yaşayan varlıklı ailelerin evli mahdumlarının,değişmeye yüz tutmuş sosyal yaşamın etkilerine kendilerini kaptırıp,aile dışında geçici hazlar yaşama hevesi ile kendilerini kaptırdıkları uçurumun girdabına aile efradı ile birlikte kapılmalarını ve bu süreçte yaşanan ahlaki çözülmeleri,bu çözülmenin batağında servet avcılarının türlü oyunlarına kapılıp giden biçare  mahdumların  hikayesi vardır bu romanlarda genellikle. “Tesadüf”;   İstanbul’un varlıklı bir ailesinin, dillere destan  güzelliği olmasa da “yanaklarına gölge salan iri siyah gözleri”nden, yumuşaklık,incelik,acıma ve şefkat akan yüzü  ile evlilik saadeti için bir kadında varlığı gerekli bütün şartlara haiz Saibe’nin, yine varlıklı bir ailen...

Neden Parça Tesirli Kitap

Resim
İktidarlar kitaptan niye korkar? Çünkü kitaplar sayfaları arasında özgürlüğü,kardeşliği,eşitliği ve daha düzel bir dünyayı saklar da ondan.Sayfaları arasında gezinirken eskimiş,küflenmiş kağıt kokusu arasından sızan mutlu bir gelecek kokusunu alır okuyucu da ondan. İktidarlar herkesin mutlu olduğu bir toplum istemezler. Çünkü bilirler ki kendi bencil mutlulukları büyük kalabalıkların mutsuz olmasına bağlıdır.  Onun için hep düşmandırlar kitaplara……onun için Hitler’in SS’leri adına “Kristal Gece” dedikleri kitap yakma törenlerine kutsal bir ayinmiş gibi katılırlardı.Ne yazık ki kitapları yaktıktan sonra insanları yakmaya başladılar. Onun için Kenan Evren döneminde 133.000 kitap yakıldı. Televizyonlarda teşhir sehpalarına tabanca,tüfek,el bombalarının yanına kitaplar,dergiler eklemeyi ihmal etmediler.Bu ülke de insanlar bedenlerini,  kışın sobalarında odun yerine kitap yakarak ısıttılar. Onun için cezaevlerine tıktıkları binlerce insanı kitaplardan mahrum et...