Kayıtlar

2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Eski ‘Çözüme’ yeni ‘Süreç’

Resim
  “…gelsin TBMM’de Dem Parti grup toplantısında konuşsun, …umut hakkının kullanımı… ardına kadar açılsın.” Bizim gibi faniler için böyle bir sözü telaffuz etmenin ‘yatarı’ sır değil. Barış Akademisyenlerinin başlarına gelenler malum. ‘Terörist başı’, ‘bebek katili’, ‘İmralı canisi’nden, ‘teknik bir gerçeklik’ olarak ‘PKK’nın kurucu önderliğine’ geçiş hızını Kuantum bilgisayarlar bile hesaplayamaz kanımca. Türk milliyetçiliğinin kütlesi ‘uzay-zamanı’ bükmüştür. Artık, Tekir Yaylası Kurultayında ‘Warp Motoru’ muştusu beklemek hakkımız diye düşünüyorum. Tek başına Türk milliyetçiliğinin sikletinin ‘uzay-zamanı’,   ‘bebek katili’- ‘kurucu önderlik’ aksında bükmesi beklenemez. Belli ki, bu cisme ‘uzay-zamanı’ bükecek sikleti veren Ankara’nın Balgat’ı değil, Nato’nun, Pentagon’un koridorları.   Demirtaş’ın, ‘Erdoğan, Bahçeli ve Öcalan… Allah hepsine uzun ve sağlıklı ömür versin…’açıklaması ve Sırrı Süreyya Önder’in, " Bahçeli birebir insan ilişkilerinde gördüğüm en za...

İş dünyasının devrimci yoldaşlarını selamlıyoruz!

Resim
  Kelepçeli eller ve polis eşliğinde adliye koridorlarıyla haldaş solculuk için alışıldık bir görüntü. Onun için olacak ki, polis eşliğinde adliyeye servis edilen   ‘sermayeyi’   adalet savaşçısı, özgürlük mahkûmu olarak görüyor insanımız. Sadece alışıldık ‘yorgun demokrat’ refleksi yani. Nasıl olmuştu? Paul Wolfovitz, Türkiye’nin İslam ülkelerine bir model teşkil ettiğini söyler, hedef; liberal kavramların İslam diye yutturulduğu bir yapı,ama aktörlerine bakınca kimsenin bunu sorgulamayacağı bir düzendir. Yıl 1994; ABD Büyükelçisi Morton Abromowitz, RP Beyoğlu İlçe Başkanı Erdoğan’la temasa geçer. 1994’te başlayan ilişki, Erdoğan’ın İBB Başkanlığı döneminde de devam eder.   JINSA (Yahudi Milli Güvenlik İlişkileri Enstitüsü) ve Amerikan Jewish Commite (Amerikan Yahudi Komitesi) yetkilileri ile görüşmeler yapılır. Bu arada Erdoğan’ın 27 Eylül 1998’de hapis cezasının (onanmasından) bir gün sonra,   ABD’nin İstanbul Başkonsolosu Caroline Hagins destek ziyaretin...

Hüdaverdi

Resim
Antep Organize Sanayi Bölgesinin tanrısı Hüdaverdi parmak sallayarak buyurur; ‘Sen bir yevmiye peşinde koşan adamsın, haddini bil!’ Hakkını arayan işçiye, ‘sen mi verdin ki istiyorsun, bana Allah verdi, git ‘On’dan iste’ diyor, kibirle. Sanırsın I. Murad Hüdavendigar kendisi, kibir o derece yüksek. Antep’in sahibi kendisi; Antep’i işçiye dar edecek kadar da etkili, kendisi ‘tak’ diye emrediyor, hizmetlüsü vali ‘şak’ diye yerine getiriyor. İşçi, sanki Antik Mısır’ın piramit inşasında çalışan köle. Yürüyemezsin, oturamazsın, slogan atamazsın, pankart asamazsın, çadır kuramazsın, ateş yakamazsın ve hatta bekleme yapamazsın diye buyuruyor Firavun. Sıradan bir   ‘cami cemaati’ imiş gibi yola çıktıkları iddiasının sonunda, bir ‘ganimet cemaatine’ dönüşmüş durumdaki partinin milletvekili olmasıyla ilgisi yoktur, bunca varlığının. Ya da işçilerinin ödediği kadar bile vergi almayan maliye ile de ilgisi yoktur varlığının. Aldığı teşviklerle, affedilen ssk ve vergi alacakları ile ilgi...

Ne Şam’dan Vazgeçeriz Ne Tel Aviv’den

Resim
Andorra, Antigua ve Barbuda, Cabo Verde, Komorlar, Grenada, Lesotho, Lihtenştayn, Saint Kitts ve Nevis, Saint Lucia, Saint Vincent ve Grenadinler, San Marino, Sierra Leone, Timor-Leste, Trinidad ve Tobago, , Vanuatu’nun yanı sıra; Afganistan, Arnavutluk, Avusturya, Bangladeş, Belçika, Bolivya, Bosna-Hersek, Brezilya, Bulgaristan, Kanada, Şili, Kolombiya, Hırvatistan, Kıbrıs, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Danimarka, Dominik Cumhuriyeti, Estonya, Finlandiya, Fransa, Gabon, Gambiya, Almanya, Gana, Yunanistan, Guatemala, Honduras, İzlanda, İrlanda, Ürdün, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Maldivler, Malta, Meksika, Moğolistan, Karadağ, Namibya, Hollanda, Nijerya, Kuzey Makedonya, Norveç, Panama, Peru, Polonya, Portekiz, Moldova Cumhuriyeti, Romanya, Senegal, Seyşeller, Slovakya, Slovenya, Güney Afrika, İspanya, Filistin Devleti, İsveç, İsviçre, Tunus, Uganda, Birleşik Krallık, Urugay’da imzacılar arasında. Uluslararası Ceza Mahkemesi savcıları, Gazze’de işlendiği iddia edilen savaş suçları ne...

Utanç!

Resim
  AKP’nin eski Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, canlı yayında “IŞİD radikal, terörize gibi bir yapı olarak görülebilir ama katılanlar arasında Türkler, Araplar, Kürtler vardır. Oradaki yapı, daha önceki hoşnutsuzluklar, öfkeler büyük bir cephede geniş bir reaksiyon doğurdu”   demişti vaktiyle. Zamanın hoşnutsuz, öfkeli sunni gençlerinden Ebu Muhammed Colani, yüzlerce insanın ölümü ile sonuçlanan bombalı saldırıları hatırlatılınca; " O zamanlar gençtim beni affedin " diyerek cevap vermişti. Erbil’de Kurban Bayramında intihar saldırısı: 110 ölü, Kerbela ve Bağdat’ta Aşura günü bombalı araç saldırısı: 180 ölü, Bağdat’ta altı bombalı araç saldırısı: 215 ölü, Tuzhurmatu Amerli Türkmen katliamı: 155 ölü… Partili Cumhurbaşkanı alt alta yazıldığında sayfalarca terör eyleminin sorumlusu Colani ile yaptığı ortak basın toplantısında; "Ahmet Şara kardeşimin terörle mücadele noktasında ortaya koyduğu güçlü iradeden dolayı duyduğumuz memnuniyeti belirtmek istiyorum…Dea...

Kartalkaya Engizisyonu

Resim
  Adını anımsamadığım bir kitapta okumuştum: ‘Tarih tekerrür etmez ama kafiyelidir.’ Biz de tarih, ne acı ki hem tekerrür ediyor hem de kafiyeli. ‘Kartalkaya Engizisyonu’   gece yarısı onlarca insanı bütün ülkenin gözünün içine baka baka infaz etti. Her felaket sonrası olduğu gibi sosyal medya üzerinden yine bir ‘duyar kasma’ yarışı başladı; ‘Burası bizim değil bizi öldürmek isteyenlerin ülkesi’, ‘Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüklerine bakın’, ‘Sözün bittiği yerdeyiz’ ...bla bla bla. Elbette, sadece sosyal medya muhalifimsileri telaş içinde değillerdi. Sorumluluk makamında oturanlar da insanları nasıl kurtarırız dan çok, kendimizi bu işin sorumluluğundan nasıl kurtarırızın   telaşında idiler. Ülkenin Cumhurbaşkanı ölümlerden ‘zafer’ muştuladı. Kameralar cenazede ‘ağlarken’ yakın çekim yaptı. Sosyal medyada aforizmalar paylaşıldı. Artık hepimiz, bir sonraki felakete kadar dağılabiliriz. Eğer bir ülkenin büyük çoğunluğu, sözün t...

Ne günlere kaldık Ya Rabbi!

Resim
  Adamın biri her gün olduğu gibi camdan dışarıyı seyretmektedir. Bir gün sokağın başında kuytulukta bağlı eşekle halvet olan, işini bitirdikten sonra ayak bileklerine kadar inmiş pantolonu alelacele çektikten sonra, eşeğin önüne geçip eşeğin iki kulağını tutup, alnının çatını öpüp giden adamı fark eder. Biraz kızgınlık ama daha çok merak ile başını sağa sola sallayıp çık çıklayarak yerine oturur. Ertesi gün, daha ertesi gün her seferinde cama çıktığında yine aynı manzara ile karşılaşır. Sonunda dayanamaz alelacele kendini sokağa atar ve adama sorar; -Efendi! Bir bok yiyorsun, eşekle halvet oluyorsun, onu anladık ama işini bitirince kulaklarından tutup niye öpüyorsun eşeği? Adam, bir yandan pantolonuna bulaşmış eşek kıllarını temizleyip kendine çeki düzen verirken, bir yandan da başını kaldırıp cevap verir, -Bey amca! Eşekle halvete girmesine girdik ama olsun yine de insanlık bizde kalsın, demiş. Malum memur ve emekliler, TÜİK ile halvet olmaya alışkındı ama kabine toplantı...

Muhalifim, Muhalifsin, Muhalifiz...

Resim
  ‘İktidarı eleştirmek dururken, muhalefeti eleştirmenin konforuna sığınıyorsun…!’   Ya öyle mi?   Sanki sadece iktidar eleştirinin konusudur. Muhalefet ise evin yaramaz şehzadesi, büyüyünce iktidar olacak. Varsın şimdi kum havuzunda strateji yapsın, hoşgörün! Ağızlarının ortasına tesviye küreği aşk edeceksin böylelerinin. İlkokul müsameresi tadında siyaset yapacaksın,   ne sütümüz taşsın ne de yoğurdumuz ekşisin diyerek muhalefet ediyormuş gibi gözükeceksin, herkesin birebir yaşayarak tecrübe ettiği yokluğu, fukaralığı; Konya’da   arabaşı, Mersin’de   tantuni ile bu gidişle maazallah Çengelköy’de hıyar ile ölçeceksin, sonra da alkış kıyamet bekleyeceksin.   Bilgi yok, beceri yok, istek yok, cesaret yok; üstüne üstlük liderlik kumaşı da yok ama bol bol vık vık var. Liderlik etmeyeceksen bir adım öne çıkmayacaksın. ‘ İdare ederim’ niyeti ile öne çıkarsan malum tenasül teçhizatına suyun yeni yeni yürüdüğü ergen muamelesi görmekten şikayet etmeyeceksi...